18 Mar 2025

Milei'nin Arjantin'i

 

KENDİME YAZILAR 



Mar 18, 2025

Dünyanın en ilginç ekonomilerden birisi olan Arjantin 20’nci yüzyılın ilk çeyreğinde beş sanayileşmiş ülkeden birisi konumundayken popülizme esir düşmüş ve sonraki yüz yıl süresince dünyanın en sorunlu ülkelerinden birisi haline gelmişti. Brezilya, Arjantin kadar olmasa da benzer sorunlar yaşıyordu. Her ikisi de çok yüksek borçluluk oranlarına sahipti, enflasyonları yüksekti ve bütçe açıklarıyla boğuşuyorlardı. IMF ve ABD başta olmak üzere gelişmiş ülkelerin çoğu bu iki ülkenin ve diğer Latin Amerika ülkelerinin ekonomik sorunlarını çözmek üzere planlar hazırlıyor, uygulamaya sokuyor ama pek de sonuç alamıyordu. 20’nci yüzyılın ikinci yarısı Latin Amerika ülkelerinin ekonomik sorunlarıyla uğraşılarak geçirildi desek yeridir. IMF’nin kaynaklarını en fazla kullanmış ülkelerin başında Arjantin geliyor. Ne var ki çok sayıda IMF programı uygulamasına karşılık sonunda yine popülizme saptığı için bulunduğu çukurdan bir türlü çıkamadı.


Brezilya 21’inci yüzyılın ikinci çeyreğine doğru ilginç bir değişim yaşadı, ekonomiyle ilgili birçok düzenleme ve değişiklik yaptı ve bu hastalıklı yapıdan önemli ölçüde kurtuldu. Hala bazı sorunları olmakla birlikte ekonomisi on yıl öncesiyle karşılaştırılamayacak kadar sağlıklı görünüyor. Buna karşılık Arjantin 2024’e gelene kadar doğru dürüst önlemler alıp uygulamaya koyamadı. Dünyada ekonomik başarısızlık örneği denildiğinde çoğumuz için Arjantin tartışmasız örnekti. Ta ki Javier Milei seçimi kazanıp da programını uygulamaya koyana kadar. Milei iktidara geldiğinde ekonomi resesyondaydı, enflasyon yüzde 150’yi, bütçe açığı yüzde 5’i, kamu borç stokunun GSYH’ye oranı yüzde 160’ı zorluyor, cari açık yüzde 3’ü geçmiş bulunuyordu.  


Milei, 2023 yılı sonunda iktidara gelir gelmez, ekonomiyi düzeltmek için son derecede sert bir program uygulamaya başladı. Bu program, kamu personeli sayısının azaltılması, sosyal yardımlar ve desteklerin düşürülmesi, vergilerin düşürülmesi gibi sert önlemler içeriyordu. Milei’nin uyguladığı program, dünya genelinde uygulanan para politikası ağırlıklı programlardan farklı olarak maliye politikası ağırlıklı bir programdı. Program, pek çok kişiyi işsiz bırakmayı, maddi desteksiz bırakmayı göze aldığı daha net ifadeyle tam bir “kemer sıkma politikasını” uygulamaya koyduğu için gerek Arjantin içinde gerekse Arjantin dışında çok ağır eleştiriler aldı. Neredeyse yüz yıldan bu yana popülizmin etkisinde kalmış insanların böyle bir programı benimsemesi mümkün görünmüyordu. Bu programı kabul ettirebilmenin tek yolu enflasyonu hızla düşürmek ve ekonomide oluşmuş yanlış eğilimleri tersine çevirmekti. Ki bu da bu kadar yıldan sonra öyle kolay değildi. Herkes eleştiriyor, gösteri yürüyüşleri yapılıyordu. İşin en kötü yanı da ekonomideki küçülme artarak devam ediyor ve enflasyon da yükselmeye devam ediyordu. Ekonomik küçülme yüzde 2,5’e, enflasyon da yıllık bazda yüzde 292’ye ulaşmıştı. Milei, bu eleştirilere ve ekonomideki küçülme eğiliminin devam etmesine aldırmadan bildiğini yapmaya devam etti.


Bugün gelinen aşamada Arjantin resesyondan çıkarak büyümeye geri dönmüş görünüyor. 2025 yılı için Arjantin’in yüzde 3,5 – 4 arasında bir büyüme oranını yakalayacağı tahmin ediliyor. Bu da işten çıkarılan insanların en azından bir bölümünün yeniden istihdam edilebileceği anlamına geliyor ki toplumsal tansiyonun düşürülmesi açısından önemli bir gelişme olur. Nisan 2024’de yüzde 292’ye çıkmış olan enflasyon oranı Şubat 2025 itibarıyla yüzde 66,9’a gerilemiş bulunuyor. Bu, hala çok yüksek bir enflasyon kuşkusuz ama gidiş yolu doğru. Bu gidiş devam ederse yılsonunda Arjantin’de enflasyonun yüzde 30’un altına inmesi bekleniyor. Eğer bu tahminler gerçekleşirse Arjantin, son bir yılda yaşadığı sıkıntıların karşılığını almış olur. Bir başka olumlu gelişme kamu borç stoku / GSYH oranının hızla gerilemesi. Bu oranın yılsonunda yüzde 75 düzeyine inmesi bekleniyor. Bu da bir yıllık bir sürede borç yükünün yarı yarıya düşürülmesi anlamına gelir. 2024 yılını bütçe açığını sıfırlayarak tamamlamayı başaran Arjantin’de 2025 yılı bütçesinin fazla vereceği tahmin ediliyor. Bir başka olumlu gelişme de cari dengede görülüyor. 2024 yılını cari fazlayla tamamlayan ekonominin 2025’de de cari fazla vermeye devam etmesi bekleniyor.


Doğal olarak yüz yıl sürmüş bir yanlış ekonomi politikasını sorunlar yaratmadan değiştirmek öyle kolay bir iş değil. Milei’nin uyguladığı program Arjantin’de yoksulluk sınırının altındaki insan sayısının artmasına yol açtı. Buna karşılık ekonomi toparlandıkça bu durum da değişecek diye tahmin ediliyor.   


Özetle söylemek gerekirse başlangıçta hepimizin küçümseyerek ya da en azından kuşkuyla baktığı Javier Milei, Arjantin’de neredeyse yüz yıldır süregiden yanlış ekonomik yapıyı tersine çevirecek ve Arjantin ekonomisinin toparlanmasını sağlayacak bir başarıya imza atmak üzere bulunuyor. Eğer Milei bunu başarabilirse Simon Kuznets’e atfedilen “dünyada dört çeşit ekonomi vardır: Gelişmiş ekonomiler, gelişmekte olan ekonomiler, Japonya ve Arjantin” şeklindeki ifadeden Arjantin çıkacak demektir

1 Mar 2025

Kuru Tutarak GSYH Yükseltmek

 TÜİK, 2024 yılı GSYH’sini, büyüme hızını ve kişi başına gelirini açıkladı. Bunları ve ayrıntılarını geçen yıl verileriyle karşılaştırarak analiz edelim. Önce bir tablo sunalım (tablodaki veriler için kaynak: TÜİK, Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, IV. Çeyrek: Ekim-Aralık, 2024 ve TÜİK, Yıllık Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, 2023 Bültenleri.)



Buna göre 2024 yılındaki ortalama yıllık yüzde 3,2 oranındaki büyümeye üretim açısından baktığımızda bu büyümenin başlıca inşaat, net vergi (dolaylı vergilerdeki artışlar) ve finans sektöründeki büyümeden kaynaklandığını, sanayi sektöründe çöküş yaşandığını, tarım kesiminin de neredeyse hiç büyüyemediğini görüyoruz. Bu görünüm bize ekonominin deprem inşaatları, özellikle hane halkının kredilere dayalı tüketimi (finans sektörüne katkı açısından) ve dolaylı vergilerdeki büyük artışlar eliyle büyüyebildiğini gösteriyor. Türkiye’nin potansiyel büyümesini yüzde 4,5 – 5 olarak alırsak 2024 büyümesinin potansiyelin altında kaldığını görebiliriz.    

2023 yılında yaşanan büyük tüketim patlamasının (yüzde 13,5 oranındaki artış) 2024 yılında tekrarlanmadığını tablodan görebiliyoruz. Devletin nihai tüketim harcamalarında ve toplam yatırım harcamalarında da gerileme söz konusu olmuş. Bu gerileme, orta sınıfın kaybolması, ücretli kesimin büyük bölümünde ücret artışlarının enflasyonun gerisinde kalması, enflasyonla mücadele çerçevesinde uygulanan tasarruf önlemlerinin sonucunda ortaya çıkmış görünüyor. İhracatın 2023’de yaşadığı azalmadan yeniden artışa dönmesi ve ithalatın azalmaya geçmesi cari açığın düşürülmesi açısından umut verici olsa da bunlar aslında büyümenin düşük çıkmasının da nedenleri arasında bulunuyor. 

Gelelim GSYH’nin ve kişi başına gelirin dolar bazında artış öyküsüne. Bunun enflasyon ve kur oranlarına bağlı bir illüzyon olduğuna daha önce birkaç kez değindim. Yine aynı durumla karşı karşıyayız. 2024 yılı cari fiyatlarla (enflasyondan arındırılmamış) GSYH’si 2023 yılına göre yüzde 63,5 artarak 43.411 milyar Türk Lirasına ulaşmış. Bunu 32,8 olan ortalama kura bölünce karşımıza 2023 yılına göre dolar bazında yüzde 17 oranında artmış 1.322 milyar dolarlık bir GSYH büyüklüğü çıkıyor. Normal koşullarda bir ülkede paranın iç değer kaybı (enflasyon) ile dış değer kaybının birbirine çok yakın olması gerekir. Eğer Türk Lirasının dış değer kaybı da iç değer kaybı kadar (yüzde 58,5) olsaydı GSYH dolar cinsinden (43.411 / 58,5 =) 742 milyar dolar olurdu. Bu durumda kişi başına gelirimiz de 742 milyar dolar / 85,6 milyon kişi =) 8.668 dolar olurdu. 2021 Eylülünden 2023 Haziranına kadar kuru KKM ile enflasyonun altında tuttuk, sonrasında yabancı ve yerli carry trade ile kuru tutmaya devam ettik ve bu yolla GSYH’yi ve kişi başına geliri olduğundan yüksek gösterdik.  

İllüzyon ile başkalarını kandırmak eğlencelidir ama bu illüzyona kendimiz de inanır ve ekonomi politikasını buna göre ayarlarsak işin eğlenceli yanı kalmaz.

6 Şub 2025

Trump'ın Memecoin'i Federal Yasaları İhlal Ediyor Olabilir

 ABD tüketici hakları savunma grubu Public Citizen, Adalet Bakanlığı (DOJ) ve Devlet Etik Ofisi'ne (OGE) başvurarak, Başkan Donald Trump'ın resmi memecoin'inin, başkanın hediye talep etmesini yasaklayan federal yasaları ihlal edip etmediğinin araştırılmasını talep etti.

Şikayette, yabancı devlet aktörlerinin memecoin'i anonim olarak satın alabilme olasılığının, başkana hediye verme olarak değerlendirilebileceği konusunda endişeler dile getirildi.

Solana blockchain'inde çalışan memecoin, Trump'ın 20 Ocak'taki yemin töreninden önceki Cuma günü Washington'daki Crypto Ball'da piyasaya sürüldü. TRUMP olarak listelenen token, önemli bir işlem artışı yaşayarak piyasa değeri bakımından en büyük memecoin olan DOGE'u geçici olarak geride bırakarak 75 milyar doları aşan tam seyreltilmiş bir değerlemeye ulaştı.

Ancak, The Block'un Fiyatlar Sayfası'nda bildirildiği üzere, Melania Trump'ın kendi memecoin'i MELANIA'nın piyasaya sürülmesinin ardından TRUMP'ın değeri yaklaşık %76 düştü. MELANIA'nın kendisi de zirve değerinden yaklaşık %88 değer kaybetti.

Public Citizen'dan Bartlett Naylor ve Dr. Craig Holman, DOJ ve OGE'ye yazdıkları mektupta, Başkan'ın hediye alabileceğini ancak hediye talep etmenin yasalara aykırı olduğunu belirtti. Trump'ın 17 Ocak, 20 Ocak ve 21 Ocak'ta çeşitli platformlarda Trump memecoin'ini tanıtmasının bu düzenlemeyi ihlal ettiğini öne sürdüler.

Resmi memecoin web sitesi, ürünün Donald J. Trump tarafından dağıtılmadığını veya satılmadığını belirtmesine rağmen, The Trump Organization'ın bir iştiraki olan CIC Digital LLC'nin %80'ine sahip olduğunu gösteriyor. Naylor ve Holman'a göre, CIC Digital tamamen Donald J. Trump Revocable Trust'a ait ve Donald Trump bu trustın tek lehtarı.

Public Citizen, memecoin'in para karşılığında bir yatırım veya somut bir ürün sunmadığını, bunun yerine Trump'a kişisel olarak fayda sağlayacak bir hediye olarak değerlendirilebilecek "dijital blockchain makbuzu" sunduğunu öne sürüyor.

Public Citizen taleplerinde, DOJ ve OGE'den TRUMP token'ının izinsiz hediye talebi teşkil ettiğini tespit etmeleri halinde memecoin satışını sonlandırmalarını ve fonların iade edilmesini zorunlu kılmalarını istedi.

Rapor sırasında, The Block'un Resmi Trump Sayfası'na göre TRUMP, 18,66 dolar fiyatından ve 3,7 milyar dolar piyasa değeriyle işlem görüyordu. The Block, Beyaz Saray, DOJ, OGE ve Trump Meme projesinden yorum talep etti, ancak şu ana kadar yanıt alınamadı.

13 Ara 2024

Trump’ın kripto projesi 3 büyük altcoin’e yatırım yaptı

 

ABD Başkanlığına seçilen Donald Trump’ın oğulları tarafından yönetilen kripto projesi World Liberty Financial (WLFI), 3 büyük altcoin’e yatırımını duyurdu.

Platform, bu hafta, proje portföyünü Ethereum (ETH), Chainlink (LINK) ve Aave (AAVE) gibi üç büyük varlığa toplam 5 milyon dolarlık yatırım yaparak genişletti. Bu yatırımlar, protokolün Link ve Aave’ye ilk kez adım atarak, rezervlerini çeşitlendirme çabasının bir parçası olarak görülüyor.

WLFI, bu yeni yatırımlar sayesinde DeFi platformlarını güçlendirmeyi amaçlıyor. Projenin topluluğu, Ethereum (ETH) ve Wrapped Bitcoin (WBTC) gibi varlıkların yanı sıra Tether (USDT) ve USDC gibi sabit kripto paralar da borçlanma ve ödünç verme işlemlerine dahil edildiği Aave v3 protokolü için bir öneriyi onayladı. Bu düzenlemeye göre, AaveDAO, WLFI tokenlerinin dolaşımdaki arzının %7'sini ve yeni kurulan protokol üzerinden üretilen ücretlerin %20'sini alacak.

World Liberty Financial'ın DeFi odaklı genişleme stratejisi

World Liberty Financial, Chainlink altyapısını veri doğrulama ve zincirler arası bağlantı için kullanıyor. Projenin topluluğu, Aave v3 protokolünü Ethereum üzerine başlatmayı önererek, LINK ile birlikte projenin DeFi platformlarında kullanılacak varlıkları desteklemeyi amaçlıyor. Son bir hafta içinde LINK %23 ve AAVE %44 gibi etkileyici yükselişler kaydederken, Ethereum da 4.000 dolar seviyesine yaklaşarak önemli bir ivme kazandı.

Arkham Intelligence verilerine göre, World Liberty Financial protokolü şu anda 50 milyon doların üzerinde ETH ve yaklaşık 74 milyon dolar değerinde kripto para tutuyor. Kripto para piyasasındaki bu genişlemeler, projenin Ethereum gibi büyük platformlara olan güvenini ve bağlılığını gösteriyor.

Trump'ın kripto endüstrisine ilgisi sürüyor

World Liberty Financial, Ağustos 2024'te Eric Trump tarafından tanıtıldığında büyük yankı uyandırdı. Proje, Trump tarafından geleneksel finans sistemine bir meydan okuma olarak lanse edildi. 

Genel olarak kripto borç-alacak hizmetleri sunmayı hedefleyen platform, Donald Trump'ın kripto benimsemesiyle yeniden seçilme kampanyasında beklenmedik bir çekim noktası olarak öne çıktı. Daha önce Bitcoin karşıtı tutumuyla bilinen Trump, şimdi kripto ekosisteminin en büyük destekçilerinden biri haline geldi. 

Trump, yeniden seçilmesinden bu yana kripto dostu duruşunu daha da güçlendirdi ve SEC’nin başına Paul Atkins gibi kripto savunucularını aday gösterdi. Ayrıca, Florida Kongre Üyesi Matt Gaetz, bir sonraki Adalet Bakanı olarak atandı. Trump'ın, Gary Gensler'ı görevden almayı ve kripto düzenlemelerini reforme etmeyi vaat ederek kripto endüstrisine olan bağlılığını ortaya koyuyor.




12 Ara 2024

Avrupa Merkez Bankası faiz kararını açıkladı

 

 Avrupa Merkez Bankası (ECB) Yönetim Konseyi, beklentiler doğrultusunda üç temel faiz oranını 25 baz puan düşürdü. Buna göre, 18 Aralık 2024'ten itibaren mevduat faizi, ana refinansman işlemleri ve marjinal borç verme oranı için faiz oranları sırasıyla %3,00, %3,15 ve %3,40 olarak belirlendi.

Avrupa Merkez Bankası (ECB) Yönetim Konseyi, bugün aldığı karar ile üç ana faiz oranında 25 baz puanlık indirime gitti. Bu karar, özellikle para politikalarının yönetilmesinde kritik bir rol oynayan mevduat faiz oranı üzerinde yapılan güncellenmiş enflasyon beklentileri, temel enflasyon dinamikleri ve para politikasının etkilerinin değerlendirilmesi çerçevesinde alındı.

Enflasyon görünümü iyileşiyor

ECB'nin güncel tahminlerine göre, dezenflasyon süreci yolunda ilerlemeye devam ediyor. Banka, manşet enflasyonun 2024 yılında ortalama %2,4, 2025 yılında %2,1, 2026 yılında %1,9 ve 2027 yılında %2,1 olacağını öngörüyor. 2027'de genişletilmiş AB Emisyon Ticaret Sistemi'nin devreye girmesiyle birlikte enflasyon oranlarında bir miktar artış bekleniyor.

Enerji ve gıda hariç enflasyon projeksiyonları ise 2024 için %2,9, 2025 için %2,3 ve 2026-2027 yılları için %1,9 olarak belirlendi. Çeşitli temel enflasyon ölçütleri, fiyat artışlarının ECB'nin orta vadeli %2 hedefinde kalacağını işaret ediyor.

Ekonomik toparlanma beklentileri zayıfladı

ECB, ekonomik toparlanmanın beklenenden daha yavaş ilerlediğini açıkladı. 2024 için ekonomik büyüe tahmini %0,7, 2025 için %1,1, 2026 için %1,4 ve 2027 için %1,3 olarak revize edildi.

ECB'ye göre toparlanma esas olarak hane halkının artan gerçek gelirleri ve buna bağlı tüketim artışına dayanacak. Ayrıca, firma yatırımlarının da toparlanmaya destek olması bekleniyor. Para politikasının sıkılaştırıcı etkilerinin azalmaya başlaması ise orta vadede iç talebin toparlanmasını destekleyecek bir unsur olarak öne çıkıyor.

Finansman koşulları gevşiyor

Son faiz indirimleri ile birlikte şirketler ve hane halkları için yeni borçlanma maliyetleri azalıyor. Ancak finansman koşullarının genel olarak hâlâ sıkı olduğu, geçmiş faiz artışlarının mevcut kredi stoğuna etkisinin devam ettiği belirtiliyor.

ECB, iç talep ve yatırımları desteklemek için para politikalarının etkili şekilde iletilmesini sağlamaya odaklanıyor. Bu kapsamda, piyasadaki beklenmedik ve düzen bozucu hareketlere karşı önlemler alınacağı ifade edildi.

APP ve PEPP portföyleri azaltılıyor

ECB, Varlık Alım Programı (APP) kapsamındaki menkul kıymetlerden elde edilen anapara ödemelerini yeniden yatırmama politikasına devam ediyor. Bu kapsamda portföy kontrollü ve öngörülebilir bir şekilde azalıyor.

Pandemi Acil Durum Alım Programı (PEPP) kapsamında ise portföy aylık ortalama 7,5 milyar euro azaltılıyor. PEPP kapsamında yapılan tüm anapara ödemelerinin yeniden yatırılmaması kararlaştırıldı ve bu uygulamanın 2024 sonunda sonlandırılacağı bildirildi.

ECB esnekliğini koruyor

Yönetim Konseyi, enflasyonun %2 hedefinde istikrarlı bir şekilde sabitlenmesini sağlamak için yetkisi kapsamındaki tüm araçları uyarlamaya hazır olduğunu belirtti. Ayrıca, Para Politikası Geçişini Koruma Araçları’nın devreye sokularak piyasalardaki düzen bozucu hareketlere karşı harekete geçilebileceği vurgulandı.


7 Oca 2024

Bitcoin'in Nisan 2024'teki yarılanma olayının ardından yükseleceği tahmin ediliyor

 

NEW YORK - Piyasa analistleri 23 Nisan 2024'te gerçekleşmesi planlanan bir sonraki yarılanma olayında Bitcoin için önemli bir ralli öngörüyor. Geçmiş veriler, kripto para biriminin bu tür olayların ardından önemli kazançlar elde etme eğiliminde olduğunu ve önceki yarılanmaların ardından yıllık ortalama %400'ün üzerinde getiri kaydedildiğini gösteriyor. Bu iyimserlik, Bitcoin'in blok ödüllerindeki yaklaşan azalmayı yakından izleyen yatırım topluluğundaki birçok kişi tarafından paylaşılıyor.

Yeni coinlerin yaratılma hızını azaltmak için Bitcoin koduna yerleştirilmiş bir mekanizma olan yarılanma olayının, 840.000 blok yüksekliğinde blok ödüllerini mevcut 6,25 BTC'den yaklaşık 3,125 BTC'ye düşürmesi bekleniyor. Bu programlanmış kıtlık geleneksel olarak Bitcoin'in değerinde bir artışa yol açmıştır ve mevcut piyasa duyarlılığı Nisan 2024 yarılanmasından sonra benzer bir sonuca işaret etmektedir. Şu anda Bitcoin'in değeri 43,800$ civarında seyrediyor ve yeni arzın azalacağı beklentisi fiyat artışı beklentilerini körüklüyor.

Buna ek olarak, yatırım camiasının gözü ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu'nun (SEC) Bitcoin spot Borsa Yatırım Fonu (ETF) hakkında vereceği kararda. SEC'in böyle bir teklifi onaylaması halinde, BlackRock gibi şirketler ürünlerini piyasaya sunmaya hazırlanıyor. Bir Bitcoin spot ETF'sinin potansiyel lansmanı olumlu bir haber olarak görülse de, Bitcoin'in fiyatı üzerindeki etkisinin yarılanmanın etkilerine göre ikincil olduğu düşünülüyor.

Satoshi Nakamoto'nun cüzdanına 27 BTC girmesiyle Bitcoin'de yeni bir hareketlilik görüldü

 

KÜRESEL PİYASALAR - Kripto para topluluğunun dikkatini çeken bir hareketle, Bitcoin'in takma adlı yaratıcısı Satoshi Nakamoto ile ilişkili bir cüzdan, yaklaşık 1.191.134 $ değerinde yaklaşık 27 BTC aldı. Bu işlem, spekülasyonların arttığı bir ortamda gerçekleşti ve piyasa dinamikleri üzerindeki potansiyel etkisi hakkında konuşmalara yol açtı.

Nakamoto'nun cüzdanına yapılan transfer, dünyanın en büyük kripto para borsalarından biri olan Binance'den önemli miktarda Bitcoin'in taşındığı gün gerçekleşti. Bu durum, gönderenin kimliği ve işlemin arkasındaki nedenler hakkında çeşitli teorilerin ortaya atılmasına yol açtı. Bazıları bunun bir ABD Bitcoin Borsa Yatırım Fonu (ETF) ile ilgili beklentilerle bağlantılı olabileceğini öne sürerken, diğerleri bunun Bitcoin'in ana ağ yıldönümünü kutlamak için olabileceğine inanıyor.

Tarihsel olarak, ilk Bitcoin cüzdanlarını içeren faaliyetler piyasada oynaklığın artmasına neden olmuştur. Kripto para piyasası hızlı hareketleriyle bilinirken, Nakamoto'nun cüzdanıyla bağlantılı işlemler, yaratıcının kimliğini çevreleyen gizem ve piyasa üzerinde sahip olabilecekleri potansiyel etki nedeniyle özellikle dikkat çekicidir.

Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için 

Satoshi Nakamoto'nun cüzdanına 27 BTC girmesiyle Bitcoin'de yeni bir hareketlilik görüldü


8 Ara 2023

ABD Tarım Dışı İstihdam verisi açıklandı

 

 ABD Tarım Dışı İstihdam verisi Kasım ayında 150 bin olan beklentileri aşarak 199 bin olarak açıklandı. İşsizlik Oranı ise %3,9'luk beklentilerin altında kaldı ve %3,7 oldu. 

Tahminlerin üzerinde gelen istihdam verisi, böylelikle Ekim ayındaki 150 kişilik istihdam artışının üzerinde gerçekleşti. Geçen haftaki veriler, ABD ekonomisinde zayıflama belirtilerini yansıtmasına rağmen istihdamın beklenenden daha hızlı artması ve işsizlik oranındaki düşüşe göre ekonominin canlı kalmaya devam ettiği gösterdi.

Diğer açıklanan veriler arasında enflasyon için önemli bir gösterge olarak kabul edilen Ortalama Saatlik Kazançlar bir önceki aya göre %0,4, yıllık bazda ise %4 arttı.

İstihdam verisinin açılımına bakıldığında sağlık hizmetlerinin 77 bin kişi ile en çok istihdam sağlayan sektör olduğu görüldü. Diğer yüksek istihdam artışları 49 bin ile hükümet, 40 bin ile eğlence ve konaklama, 28 bin ile imalat alanında oldu. Perakende sektörü ise Kasım ayında 38 bin kişilik istihdam kaybetti.

ABD istihdam verisinin açıklanmasının ardından dolar endeksi, 104,26 seviyesine kadar yükseldikten sonra aşağı yönlü bir volatilitenin ardından yeniden 104 bandına doğru yükselişini sürdürdü. ABD vadeli endekslerinde negatif bir seyir izlenirken hazine getirilerinin yükseldiği görüldü.


5 Eki 2023

SPK Başkanı uyardı: Halka arzlarda hiç kimse “tavan” garantisi veremez

 


Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül, yapılan incelemelerinde sosyal medyada hem hisselere al önerisi verildiğini hem de eğitim adı altında hisse yönlendirmesi yapıldığına şahit olduklarına işaret ederek “İyi niyetli bu işi yapan da var, kötü niyetli kullanan da var. Doğrudan hisse pazarlayan hesapların farkındayız, takip ediyoruz. İlgili şahıs menfaat temin ettiyse hakkında idari para cezası uyguluyoruz, suç duyurusunda bulunuyoruz. Son aşama uygulanabilecek tedbir ise sosyal medya hesabının kapatılmasıdır.” dedi.

"6-7 milyar liraya ulaşacak halka arzlar var"

Gönül, son dönemde yoğunlaşan halka arzlar, yatırımcı davranışları ve SPK’nın düzenlemelerine ilişkin bir grup gazeteci ile bir araya geldi. Halka arzın, şirketlerin sermaye piyasasından fon temini için rutin bir başvuru olduğunu kaydeden Gönül süreci şöyle anlattı:

“Detaylı inceleme yaparız, izahnamesine onay veririz ya da reddederiz. Onaylanan izahnameler açıklandığı için reddettiklerimizi bilmiyorsunuz. Hatta daha ilk aşamada bile başvurusunu ilerletmeden reddettiğimiz şirketler bulunmaktadır.

Şartları sağlayan firmalar pekâlâ borsaya gelecektir. Potansiyeli olan 80 civarında şirket halka arz için bekliyor. Bunların içinde 6-7 milyar liralık halka arz büyüklüğüne ulaşabilecek şirketler de var. Halka arz edilecek şirketlerden geleceğe dair umut verici bir hikâyesinin olmasını bekleriz.”

"Hisse pazarlandığını tespit ediyoruz"

Halka arz hisselerinin tavan serileri ve sosyal medya ile farklı platformlarından yapılan hisse yönlendirmelerine yönelik alınabilecek tedbirler konusunda ise Başkan Gönül şunları söyledi:

“Yapılan gözetim ve denetim faaliyetlerimiz neticesinde, sosyal medya mecraları, oluşturulan üyelik bazlı gruplar ve sohbet odaları üzerinden hisse pazarlandığını biz de tespit ediyoruz. 2023 yılında piyasa bozucu eylemlere yönelik incelemelerimiz neticesinde 66 gerçek ve 10 tüzel kişiye, toplamda 171 milyon lira idari para cezası verdik.

Ayrıca piyasa dolandırıcılığı suçu kapsamında da 9 gerçek kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur. 147 gerçek kişi hakkında ise geçici işlem yasağı tedbiri uygulanmıştır. Piyasayı bozmaya yönelik eylemlerin önüne geçilmesi ve cezai işlemlerin uygulanması için çalışmalarımız kararlılıkla sürmektedir.”

Al tavsiyesi verip eş zamanlı satıyorlar

Sosyal medya mecralarında gruplar kurarak yatırımcıları yönlendiren şahısların, grup içerisinde hisselere oluşturdukları talep sayesinde sahip oldukları hisseleri satarak menfaat temin ettiklerini de tespit ettiklerine vurgu yapan Gönül, “Gruplar içerisinde yatırımcıları yönlendirenlerin ‘al’ yönünde verdiği tavsiye ile eş anlı olarak kendilerinin veya ilişkili olduğu kişilerin, sahip olduğu hisseleri yüksek fiyattan satarak menfaat elde ettiği, böylelikle yatırımcıları zarara uğrattığını da gördük. O nedenle sosyal medyada bu ve benzeri paylaşım yapanlara güvenmeyin, itibar etmeyin, onları dikkate almayın. Eğer borsayı bilmiyorsanız, profesyonel kurumlara danışın, onlar sizi yönlendirsin. Kısa vadede işlem yapıyorsanız da kredi çekip borsaya kesinlikle girmeyin.” dedi.

“Hiç kimse ‘tavan’ garantisi veremez”

Kurulun, piyasa fiyatlamalarına karışmayacağının altını bir kez daha çizen Gönül, "ilk halka arz tavan tavan gider" umuduyla borsaya gelen yatırımcılar olduğunu söyledi. Gönül ne SPK’nın ne de başka birisinin böyle bir garanti veremeyeceğine vurgu yaparak “Fiyatlar arz/talep dengesiyle oluşur. İlk halka arzlara yoğun talep gelmesi nedeniyle fiyatlar çok yüksek düzeyde oluşabilir. Ancak bu yoğun talep bir noktada kesildiğinde fiyatlarda dengelenme olacağının da unutulmaması gerekir.” diye konuştu.

"SPK onaylı izahnameleri iyi incelemeliler"

Yatırımcılara bir şirket halka arz edildiğinde gerçekten şirketi bildiği için mi aldığını yoksa tavan olacak diye mi aldığını soran Gönül, şöyle konuştu:

“Belki de büyük bir kısmı tavan olacak diye alıyor. Yatırımcılarımızı tekrar uyarmak isterim. Orta ve uzun vadeli yatırım yapın, şirketlerin finansal tablolarını inceleyin, gerekiyorsa profesyonel destek alın. Söylenti, duyum ve tüyo ile işlem yapmayın. Özellikle ilk halka arzlarda SPK tarafından onaylanan izahnameleri, finansal tablo ve raporları detaylı inceleyin. Çünkü izahnamede, şirketin gerek mevcut durumu gerekse muhtemel riskleri hakkında detaylı bilgiler yer almaktadır. Yatırım kararları tüm bu bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde tasarruf sahibinin risk algısına göre verilmelidir."

33 şirket borsada işlem görmeye başladı

2021 yılında 52 şirketin halka arz edildiğini, bu şirketlerin piyasadan 21,6 milyar lira fon sağladığını hatırlatan Gönül, 2022 yılında ise 44 şirketin ilk halka arz izahnamesi onaylandığını söyledi.

Gönül, “Söz konusu şirketler 23,1 milyar lira kaynak temin etti. Bu yılın eylül sonu itibarıyla da 34 şirketin ilk halka arz izahnamesi onaylandı. 33 şirket borsada işlem görmeye başladı, 1 şirketin süreci devam etmektedir. Bu şirketlerin piyasadan temin ettiği tutar 47 milyar lirayı aştı. Halka arz edilen şirket tarafındaki gelişim yatırımcı sayısında da rekorları beraberinde getirdi. Pay piyasasındaki yatırımcı sayısı da 2021 ve 2022 yılsonlarında sırasıyla 2,4 milyon ve 3,8 milyon oldu. 2023 Eylül sonu itibarıyla pay piyasasındaki yatırımcı sayısı 7,8 milyona yükseldi.” diye konuştu.

"Şirketin borsadaki fiyatına asla karışmayız"

SPK Başkanı Gönül, şirket sahibinin hisse fiyatı hakkında konuşmasını doğru bulmadığına işaret ederek şirket sahibinin hissesinin düşük ya da yüksek olduğunu düşünüyorsa mevzuat çerçevesinde gereğini yapabileceğini kaydetti.

SPK olarak yanlış yapana asla müsaade etmeyeceklerini, bunun yanı sıra kurul olarak şirketin borsadaki fiyatına asla karışmayacaklarına dikkat çeken Gönül, “Fiyat, serbest piyasa şartlarında oluşur. Ancak borsa fiyatının oluşmasında kanunumuza göre suç sayılan bir eylemin tespiti durumunda gereğini yaparız. Halka arz sonrası olağanüstü fiyat hareketleri varsa inceleriz. Piyasaya fiyat noktasında müdahale etmemiz farklı sonuçlar doğurur. Bunu da istemeyiz. İlk halka arzda fiyat tespit raporu en son sunulur. İlk halka arz başvurusundan izahname onaylanana kadar geçen süre göz önüne alındığında fiyat tespit raporu, ülkenin ve piyasanın ekonomik durumu dikkate alınarak en güncel haliyle Kurula sunulur.” dedi.

Gayrimenkul sertifikası projesine çalışılıyor

SPK Başkanı Gönül, sermaye piyasasına yeni enstrüman çalışmaları arasında gayrimenkul sertifikası projeleri olduğunu belirterek şunları kaydetti:

“Geçmiş yıllarda uygulanmıştı ancak istenilen düzeyde teveccüh görmemişti. Şimdi hem belediyeler hem kamu kurumlarımız hem de özel sektörle birlikte daha güçlü bir şekilde bu projeye destek vereceğiz. Kentsel dönüşüm ve afet yönetimine ciddi finansman sağlayacak, bireysel ve kurumsal yatırımcıların da tasarruflarını değerlendirebileceği bir enstrüman üzerine çalışıyoruz. Ayrıca Gayrimenkul Proje Fonu çalışmamız da var. Gayrimenkul Yatırım Fonu’ndan farklı olarak bu fonlara gayrimenkul geliştirme imkânı da sağlayacağız."

Bu makale ilk olarak Ekonomim üzerinde yayımlanmıştır. 

Milei'nin Arjantin'i

  KENDİME YAZILAR  Mar 18, 2025 Dünyanın en ilginç ekonomilerden birisi olan Arjantin 20’nci yüzyılın ilk çeyreğinde beş sanayileşmiş ülkede...